Neden Adım Atamıyoruz?

Bu yazı ”Adım atamamanın 5 nedeni” veya ”Bunu bunu yapın hop yurt dışındasınız” tadında bir yazı olmayacak.Size biraz bu zamana kadar karşılaştığım ve beni düşündüren konulardan bahsedeceğim.

Uzun zamandır ,konuştuğum insanların çoğu bana ‘’Beni de yurt dışına götürür müsün?’’,”Hadi bir kere de birlikte gidelim” diyor.Bu soru karşısında ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilemiyorum çoğu zaman.Çoğu kez ‘’E gel gidelim.’’diyorum.Bir sonraki seyahatimin tarihlerini veriyorum. Bu zamana kadar bunu söyleyip bir sonraki seyahatimde benimle birlikte geleni de göremedim.E düşününce çok doğal.
Aslında burada dikkat etmemiz gereken gelip gelmeme durumu değil.

Neden başka bir insanın hatta çoğu zaman hayatını dışarıdan, sosyal medyadan görüp izlediğimiz birinin bizim için bir şeyler yapmasını, kolundan tutup kalk gidelim demesini bekliyoruz?

Buse ile gideyim.O nasılsa hep gidiyor düşüncesi biraz kendini garantiye almak olabilir mi? O şimdi nereye ne zaman gidilir bilir düşüncesi mi?Yoksa gerçekten içindeki gezgini harekete geçirecek birini bulup ayağa kaldırmasını istemek mi?

Beni yurt dışına çıkmaya teşvik ettiler, desteklerini hissettirdiler, ben araştırdım ,yardım almam gereken yerde yardım aldım, sonunda oradaydım..Bu sadece yurt dışına çıkmak değil, çalışmak, okuduğum bölüm dışı aldığım eğitim de olabilir.
Çünkü hepsi yeni bir bilinmezlik ve ”şimdi ne olacak?”sorusunun ucu açık cevabı.

Ben de öncelikli olarak her şeyi bizim tabirimizle ”devletten bekleyen”değil, araştıran ,öğrenen ,o güzelim açık kaynakları alt üst ederek üstüne bir de bilenlerden yardım alarak, deneyimlerini dinleyerek ilerleyen insanların yanında olmayı seviyorum.

Bu arada bu bahsettiğim şey artık yeni dünya yetkinliği .Araştırmak , sorgulamak, her şeyin iliğini kemiğini sömürmek dedikleri, bir yolunu bulmak, ”halledeceğim ” demek değil halletmek.Elinde olanın şu an en iyisini yapmak.

Amerika’ya LA’de tatil yapmaya gitmeyi beklersek 5 yıl bekleriz ama belki mutluluk kapı komşumuz Yunanistan’da? Harekete geçince sadece 4 saat.

Karşılaştığım farklı durumlar oluyor.Biraz onlardan bahsedeceğim.

Bazen gerçekten içindeki potansiyelin farkında ,henüz yolun başında, araştırmaya ,öğrenmeye, vizyonunu genişletmeye meraklı insanlar yazıyor bir şeyler soruyor.Ve elimden ne gelirse yapmak istiyorum,içten içe mutlu oluyorum.

Kamplarla ilgili soru soranlar oldu.Mesajlaştığımda , konuştuğumda beklediğim şey harekete geçmeleriydi.Geçekten bu bloğu açma amacım insanların mümkünse küçük bir şey yakalayıp ‘’Tamam ya ben de gidiyorum, ne var işte kız yapmış’’ demeleriydi.Sonunda hep şunu söyledim ‘’Kampa gitmek için ilk adımı attığınızda ,kayıt yaptırdığınızda ,kamp seçimi için tekrar bana danışabilirsiniz.’’ Bu hem kolay bir seçim değil hem de o kişinin bir adımı attığını gösterecekti bana.

İşin bir de diğer yanı var.

Bu blogu bir kaç senedir bana sorulan sorular üzerine düşünüp kurdum.Ben de aslında kendi içimde ve yapmak istediklerimle o kadar çok kaybolmuşum ki ne yaptığımı ne yapıyor olduğumu unutmuşum.Gidip geldiğimde ne yaptın sorusuna güzeldi deyip fotoğraflar göstermekten başka bir cevap bulamadım çoğu zaman.Veya nasıl gittin sorusuna verecek çok ayrıntılı cevaplarım yoktu.Neyi anlatayım, bunda bilmeyecek ne var düşüncesi kesinlikle çok bilmişlikten değil ben biliyorsam kesin onlar da biliyordur düşüncesinden geldi.Biraz etrafıma baktığımda soruların aynılaştığını gördüm.Beni uzun zaman sonra gören arkadaşlarım hep aynı şeyleri merak ediyorlardı.
Meraklı oldukları ilk şey ”Parayı nereden buldun?” ya veya ”Ne kadar harcadın?” olmadığı sürece her soruyu samimiyetle cevaplamaya çalıştım.Bu soruyu ilk başta yöneltenlere ise nasıl tepki versem bilemedim hiç.Bazen dalgaya alıp ”Ohoo bilmiyor musun çok zenginiz biz hehe ”falan dediğimi bilirim.

Bu düşünce bana her şeyin parayla çözülebileceğini düşünen insanların düşüncesi gibi geliyor.Sanki gitmemenin,orada olmamanın tek sorunu para gibi.

Bana bütün seyahatlerime yetecek parayı başta verselerdi ve ben onunla yapacağımı bilmeseydim, bir hayalim olmasaydı o paranın hiç bir anlamı olmazdı.

Nasıl para kazandığımı, nasıl para biriktirdiğimi, nelerden fedakarlık yaptığımı paylaşasım gelmiyor.Belki de yanlış yapıyorum ,yanlış anlıyorum ,bu aralar sorguluyorum da.

Empatik yönüm

Herkesin aynı ortamda aynı şartlarda büyümediğini göz önüne alırsak büyüme çağında yapamadıklarımız için ah vah demeye hiç gerek yok.
Eğer 18 yaşını geçtiysek elimizin altında internet varsa , elimiz ayağımız tutuyorsa artık şartların da geçmişimizin de bir geçerliliği kalmıyor.
Başlarda empati yapmak yerine sempati duyup oturup dertleniyordum veya ”Hadi sen onu yap ben bunu ayarlayayım ,hadi bunu yapalım.”diyordum.

Bir süre sonra senin yardım ettiğin insanların aslında yardıma ihtiyacı olmadığını herkesin kendi ayakları üzerinde durabilecek potansiyele sahip olduğunu gördüm.
Ben kimsenin elinden tutamam kimsenin de buna ihtiyacı yoktu çünkü.Ve herkes parmak izi gibi farklı, bazısı yalnızlıktan şikayet eder gidemez, bazısı İzlanda’ya gidip yalnız yaşamak ister.

Neyi , nasıl anladım?

Bu farkındalığa tam olarak, aldığım profesyonel koçluk eğitimiden sonra vardım.Ne kadar yalnızlık güzel desem de benim de nöronlarım birileriyle birlikte hareket etmek istiyor zaman zaman.Birine hadi gezilecek yerlere sen bak oteli ben ayarlarım demek istiyor.Ama bir yandan mantığım da tüm gerçeğin farkında.

Aslında bu o kadar basit değil.İstiyorum ama işte para yok, iş var ,okula gitmeliyim ,cesaret yok kadar dört beş sebeplik bir durum değil.

Herkesin çözmesi gereken ”içinde değerli”bir şey var.Ve bu bizi tüm bu ”yaptım”lardan alıkoyuyor.

Bu konuda aldığım eğitime sonuna kadar güveniyorum.Koçluk içinizde zaten var olan potansiyeli paraziterinizden ayırıp  açığa çıkarmak amacına dayalı bir yolculuktur.
Yazılarımda çoğunlukla üstün körü ”Yapın, edin ,hadi !” demek yerine ”Evet biliyorum kolay değil ama bakın bir yolu daha var belki belki yardımcı olur.”demeye özen gösteriyorum.Bazen de yetmediğinin farkındayım,çünkü okumak ve içselleştirmek ,içselleştirmek ve harekete geçmek arasında uzun yollar var.
Çünkü bu mentor olmaktan öteye geçemiyor ve içsel motivasyon yoksa o adım ya yarım kalıyor ya ayak yerden bile kıpırdamıyor.

Bu aşamada bir önerim var.İstiyorum ama neden adım atamıyorum ? sorunuzun bir çok cevabı varsa ve bir sonuca ulaşmıyorsa gelin bu soru benim de koçluk yolculuğumda deneyim kazanmama yardımcı olsun. Koçluk mentor veya psikolog olmak değildir.
Tavsiye vermek hiç değildir.
Şubat’ta ICF onaylı eğitimimi tamamlayıp sertifikamı aldım.Şimdi tek yapmam gereken bol bol okumak ,araştırmak, deneyim kazanmak.
Yapmanız gereken tek şey ”Beni son zamanlarda ne huzursuz ediyor veya ne yapmak istiyorum da yapamıyorum ” demek.
Bilmeniz gereken kendi hissettiklerinizden başka hiç bir şey yok.

Bu konuda yardımcı olmak çok isterim ki dediğim gibi benim de bu meslekte kendimi geliştirmeye ihtiyacım var.İstediğiniz zaman bana ulaşabilirsiniz.Hatta mekan olarak aynı yerde olmamıza bile gerek yok.Skype üzerinden bile koçluk alabilirsiniz.

Bir şeylerin ters gittiğinin farkında olmanız önemli bir adım.Bunu çözmek için bir adım daha atarsanız neredeyse sorunu çözdünüz demektir.

İnternet sitesi http://admin
Yazı oluşturuldu 22

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön